PAYLAŞIN:
Bu güçlü ifade, Atatürk'ün kadının toplumsal değerine dair vizyonunu ortaya koyan temel düşüncelerinden biridir. Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu kadınının gösterdiği olağanüstü fedakarlık ve emek, sadece savaş zamanının değil, tarih boyunca kadının üretici gücünün bir kanıtı olarak sunulmaktadır. Atatürk bu sözlerle, Batılı ülkelerde bile henüz tam olarak kabul görmemiş olan kadının çalışma yaşamındaki vazgeçilmez rolünü vurgulamış ve çağdaşlaşma projesinin temel taşlarından birini ortaya koymuştur. Modern Türkiye'nin kuruluş felsefesinde kadın, yalnızca korunması gereken bir varlık değil, toplumsal kalkınmanın aktif öznesi olarak konumlandırılmıştır. Bu yaklaşım, günümüzde kadının iş yaşamındaki eşitlik mücadelesine ilham veren tarihsel bir referans noktası oluşturmaya devam etmektedir.