Güneşler söner ya da bozulur, gezegenler yok olur ve gökyüzünün boşluklarına dağ... — Baron d'Holbach | Felsefemiz.net

"Güneşler söner ya da bozulur, gezegenler yok olur ve gökyüzünün boşluklarına dağılır; başka güneşler tutuşur, yeni gezegenler oluşur devrimlerini yapmak ya da yeni yörüngeler çizmek için, ve insan, kendisi bile uçsuz bucaksız bütünde algılanamaz bir nokta olan bir kürenin sonsuz derecede küçük bir parçası olarak, evrenin kendisi için yaratıldığına inanır."

PAYLAŞIN: 

Baron d'Holbach'ın bu derin gözlemi, insanoğlunun en büyük paradokslarından birini gözler önüne seriyor: sonsuz evrenin içinde kaybolacak kadar küçük olmamıza rağmen, kendimizi var oluşun merkezine yerleştirme eğilimimiz. Aydınlanma döneminin materyalist ruhunu yansıtan bu düşünce, modern çağda da son derece güncel bir eleştiri sunuyor. Sosyal medya çağında bireysel benliğimizi abartılı şekilde öne çıkardığımız, kişisel sorunlarımızı evrensel trajediler gibi yaşadığımız dönemde, bu kozmik perspektif alçakgönüllülük dersi veriyor. D'Holbach'ın işaret ettiği bu büyüklenmeci yanılgı, aslında modern insanın doğa ile olan kopuk ilişkisinin de temel nedeni; kendimizi doğanın bir parçası değil, onun efendisi olarak gördüğümüz için çevresel krizlerle karşı karşıya kalıyoruz. Belki de gerçek bilgelik, bu kozmik alçakgönüllülüğü içselleştirerek, evrenin büyük senfonisinde sadece küçük bir nota olduğumuzu kabul etmekle başlıyor.

Siz de yorumunuzla değer katın...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir