PAYLAŞIN:
Protagoras'ın bu çığır açan sözü, M.Ö. 5. yüzyıldan günümüze uzanan köklü bir epistemolojik tartışmanın kapısını aralar. Sofist geleneğin öncüsü olan filozofun bu yaklaşımı, objektif hakikatin varlığını sorgulayarak her bireyin kendi deneyim dünyasını merkeze alır. Günümüzün dijital dünyasında bu perspektif daha da karmaşık hale gelir; sosyal medya algoritmaları, kişiselleştirilmiş haberler ve sanal gerçeklik teknolojileri, Protagoras'ın bahsettiği "insan ölçüsü"nü teknolojik filtrelerle yeniden şekillendirir. Modern birey artık yalnızca kendi algısal sınırlarıyla değil, aynı zamanda dijital platformların belirlediği gerçeklik çerçeveleriyle de kuşatılmış durumda. Bu durum, hakikatin ne kadar öznel olduğu sorusunu eski çağlardan çok daha acil ve karmaşık bir biçimde gündeme getirir.